Öğretmenler ve Dershaneler Ha Bir De Halal Mevzusu

Öğretmenler ve Dershaneler Ha Bir De Halal Mevzusu

Değerli okurlarım yeni yazımızla yine sizlerleyiz ,

Geçtiğimiz haftalarda bir karar açıklandı biliyorsunuz ,konu dershanelerin kapatılması

Dershanelerin kapatılması noktasında farklı birçok görüş bulunmakta.Bir hesaplaşmanın ürünü olduğu,uzun yıllar önce planlanan bir durumun bugun gün yüzüne çıkması,dönüşüm projesi olarak adlandırılması ve daha bir çok iyi ya da kötü diyebileceğiniz yorumlar havada uçuşuyor.

İşin biz farklı bir boyutundan değerlendireceğiz bu durumu.Dershanelerin kapatılması

ile ortaya çıkacak mevcut istihdam edilen öğretmenlerin işsiz kalması durumu,

mesleki eğitimi tercih etmiş olan öğrencilerin üniversiteye yerleşme oranlarında ki

etkisi,üniversitelerin kontejyanlarının dolmaması durumu,ve daha bir çok konunun

ekonomik ve sosyal yönden fayda zarar değerlendirmesini yapacağız.

İlk olarak -ve olası durumumuz budur  – dershanelerin kapatılacağı varsayalım.

Dershanelerin kapatılması ile şu anda sadece hesaplaşmanın olduğu söylenen grubun bünyesinde sadece 25000 öğretmen bulunmakta diğer dershaneler ile birlikte bu sayı 50000 öğretmeni aşmakta.Bu kurumların kapanması ile bunca insanın istihdamına ise sayın yetkililerin çözüm önerisi ise bu kişilerden 5 yıl ve üstü görev yapmış olanların mülakat ile meb bünyesine alınması,bu durum hiçbir şekilde kabul edilemeyecek kanunsuzluk ve hukuksuzlukdan başka birşey değildir.50000 kişilik yeni mağdurlar ordusunun büyük bir çoğunluğu 5 yıl ve üzeri yıldır dershanelerde öğretmenlik yapan kişilerden oluşmaktadır.Bu bağlamda da mülakatlı yapılacak bir sınavın şaibesini hiçbir zaman sıfıra indirgeyemeyecekleri gibi uzun yıllardır kpss gibi bir sınav ile oyalanan bütçe yoksunluğunu bahane gösteren Teknik ve Mesleki Eğitim başta olmak üzere birçok öğretmenlik alanında arz fazlası olduğunu söylerken – ve bunun bir numaralı sorumlusuda 58.hükümet ve sonrasıdır-bir anda 50000 kişinin büyük bir çoğunluğunu milli eğitim bakanlığının bünyesine sadece mülakatla alınacağı beyan etmek yıllardır süregelen bütçe açıklamalarının ne kadar doğru ve tutarlı bir açıklama olduğunu ortaya koymuştur.
Dershanelerin kapanması ile sundukları çözüm önerisinin yani dershane öğretmenlerinin mülakat ile meb bünyesine alınması halinde sayıları 300 bini aşan kpss mağdurlarına, 28 şubatın en büyük acıları yaşattığı teknik ve mesleki eğitim mezunlarına ,Alımı çok olacak diye alan sınavı yapılan sonrasında da sıfır kadro verilen fransızca öğretmenliği mezunu mağdur arkadaşlarımıza yeni bir darbe daha yapılmış,yapılan onca haksız ve yersiz uygulamalarına bir yenisi daha eklenmiş ve yenilen hakların da ötesinde insan gurur ve onuruna yapılmış,yaşam hakkına yapılmış bir saldırı olmayacak mıdır ? Sistemsel anlamda hiçbirşeyi düzeltmeden yaptım olduya getirelerek atılan adımlar şahıslardan ,partilerden öte bir ülkenin ve milletin geleceğini karartmaktan başka hiçbirşey değildir.

Birde pragmatik felsefeyi uygulamaya çalıştığımız ancak evrak üstünden öteye gidemeyen uygulamalarda öğretmeni bekçi öğrenciyi ise öylesine bir birey olarak yetiştiren sistemimizi düzeltemeden yapılan bu hamlenin bir diğer sonucu da sürekli yapboza dönen evdeki süzgeçlerimizden daha fazla deliğe sahip eğitim sistemimizin başlıca mağdur edeceği yeni öğrenciler yeni insanlar yeni hayatlar ve dramları…
Başta Meslek lisesi gibi toplumun gariban kısmının tercih etmek zorunda bırakıldığı alanlarda okuyan kişilerin durumunu ele alalım bu kişiler başta olmak üzere ülke genelinde üniversitelere yerleşme oranları düşecek,böylece özellikle nitelikli iş gücünün oluşumu önündeki en büyük engellerden biri olan katsayı sorunu halledilmişken bu sorun o dönemleri aratmayacak şekilde yeni sorunlar ortaya çıkaracaktır, gerçi bir bakanın dediği gibi eğer Türkiye den mucit çıkmaz biz ancak ara eleman ve hizmet sektörü elemanı yetiştiririz diyorlarsa başka tabi ,işte o zaman asıl niyet de yine ortaya çıkıyor ülkenin zaten 28 şubatta en büyük darbeyi yiyen teknik ve mesleki eğitiminin önüne yeni bir taş koyularak ,belinin doğrulmaması,nitelikli eleman yetişmesinin türkiye büyüyerek yarınlara daha huzurlu koşmasın istenmeyişidir.

Yıllarlık çözülmeyen birçok sorunun yanı sıra yeni sorunların oluşturulması ülkemiz ve geleceğimiz adına hiçbir faydası olmayan hatta geri dönülmez,telafisi çok zor olacak sorunları doğuracaktır.

Hükümetin,devletin ya da erk in yapması gereken – eğer gerçekten bu ülkeyi seviyorlarsa – işlemeyen süzgeçe dönmüş eğitim sisteminin bir önce eğitim camiasının içerisinden gelmiş ve gerçekten bu işi çözmek isteyen insanların ve toplumun arzularını dikkate alarak ,bürokratik engeller yumağından sıyrılarak eğitim sisteminde köklü ve kalıcı ulusal yapımıza uygun modellerin uygulanması sağlamalı,öğretmen atamalarına ilişkin kalıcı ve net çözümleri ortaya koyması eğer bir çözüm bulamıyorsa çözüm önerisi sunan stk ve sivil kurum ve kuruluşları ,sivil insanların önerilerini dikkate alarak bu önerileri uygulanabilir planlar halinde ivedilikle uygulamaya koyması gerekmektedir.

Öğretmen atamalarında sürekli bütçe probleminin arkasına sığınan yetkililer eğer öğretmen alacaksak paramız yok yeni vergiler koymalıyız diyen hükümet değilmiydi ? Şimdilerde de milli eğitim bakanımız çıkıp aday öğretmenlerin haklarına halal getirilmeyecek diyor,sorarım sizlere bunca yıldır çalışan ,kadro açılmadığı için hayatı alt üst olmuş onca insan mağdur durumda iken siz sınavsız ,mülakatla bu kişileri alacağız diyorsunuz sonrada kimsenin hakkına halal getirmeyeceğiz diyorsunuz , bu olay helal midir ? Doğru mudur ? Bu olay yeni ve sonuçları telafisi mümkün olmayacak derecede kaoslar oluşturacaktır.

Yıllardır bütçeyi bahane ederek öğretmen alımını sınırlı tutan bir yandan da atamayacağı bölümleri açık tutarak insanların o okullarda zaman emek para ve hayatını kaybetmesine seyirci kalan büyüklerimize bu sorunların çözümüne ilişkin açıkca çok basit birkaç öneri sunuyorum ve bu durumlardan haberdar olup olmadıklarını merak ediyorum.
Bütün kamu kurumlarının sadece atık kağıtlarının geri dönüşüme kazandırılması ile yılda elde edilecek gelir ile yine yılda 55000 öğretmeni istihdam edebileceğinizi biliyormusunuz acaba ? Ya da meslek liselerini üretim üssü haline çevirerek gerek kendi kullanımları gerekse diğer okulların ihtiyaçlarına cevap verebilen ayrıca özel sektör ile birlikte hareket ederek,özel sektöre iş yaparak okulun,öğretmenlerin,öğrencilerin finansını sağlayabileceğini biliyormusunuz ? bu uygulama ile teori ile pratiği birleştiren öğrencilerin özel sektörde daha fazla katma değer oluşturacağını bir domino ektisi ile ülke ekonomisine sağlayacağı yararı biliyormusunuz acaba ? ya da eğer gerçekten bu ülkeyi çok seviyor iseniz ve sorunların çözümünde taşın altına değil elimi başımı yüreğimi ortaya koyuyorum diyebiliyorsanız , tüm dünya da millet vekili maaşının milli gelire oranı % 8-15 iken bizde olan % 58 lik oranda biraz düşüş yaparak ayda sadece 1000 tl yi milli eğitim bakanlığına öğretmen alımı için bağışladığınızda ayda yılda ortalama 6000 ek öğretmen atamasının sağlanabileceğini -ki sadece bu millet vekilleri için-biliyormuydunuz.Ödemeyi taahhüt ettiğiniz kadrolu öğretmenlere ek ödenek olarak 750 tl lik ödemenin-öğretmenlerimizin birçoğunun bu konuda itirazı olmayacaktır-öğretmen alımında kullanılarak 28000 kişilik yeni personel alımı yapabileceğinizi ve bunun gibi daha birçok kaynak oluşturulabileceğini biliyormuydunuz acaba , eğer biliyor ve yapmıyorsanız o zaman biz büyük türkiyeyi inşaa ediyoruz,biz bu milleti seviyoruz edebiyatı yapmayın,çünkü kimseyi kandıramazsınız.

Eğer bu ülkeyi gerçekten seviyorsanız,eğer büyük ve yeni Türkiye yi inşaa ediyoruz diyorsanız,bu sorunları kalıcı şekilde çözün de o zamn görelim.Yeni sorunlar doğurarak değil.

Sonuç olarak sistemi düzeltmeden yapılacak bu hamle yeni mağduriyetlerin yaşanmasından başka hiçbir amaca hizmet etmeyecektir.Tabi amaç başka değilse.

Yorum yazın.