1938 Harp Okulu Olayı Nedir?

Üniversite yıllarımda Abdulkadir Meriçboyu tarafından yazılmış “1938 Harp Okulu Olayı” adlı kitabı okumuştum. Sevgili Nazım Hikmet’in, 1938 yılında Askeri isyana Teşvik ettiği suçlamasıyla nasıl yargılandığını ve haksız yere nasıl 15 yıl hüküm giydiğini üzülerek ve duygulanarak öğrenmiştim.

1938 yılında Harp Okulu’nda bir bölüm öğrenciler, dünya klasiklerini, ünlü romanları, kitapları okurlar. Bu arada şair Nazım Hikmet’e de sevgi ve ilgi duyarlar. Bu öğrencilerden birisi izinli olarak İstanbul’a geldiğinde, bir sinemada Nazım Hikmet’e rastlar, onunla konuşmak ister. Bunu pek başaramaz. Ancak, daha sonra onunla tanışmak için Nazım’ın evine gider. Nazım, bunları Emniyet’in planladığını düşünür. Emniyet görevlilerine telefon eder, sitem eder: “Şimdi de Harp Okulu öğrencisi kılığında adamlarınızı mı bana gönderiyorsunuz” der. Nazım’ın evine giden öğrenci görüşmesini övünerek arkadaşlarına anlatır. Harp Okulu’ndaki bazı öğrenciler, bu durumu okul yönetimine bildirirler. Öğrenciler haklarında soruşturmalar başlatılır. Öğrenciler tutuklanırlar. Nazım Hikmet İstanbul’dan Ankara’ya getirtilir, tutuklanır. Yüklenen suç, Askeri isyana teşviktir. Öğrencilerin dolaplarında bulunan notlar, yazılar dosya arasına konulur. Evli olan öğrencilerin birisinin eşinin adı Hikmet’tir. Öğrencinin eşi ile annesi arasında bir tatsızlık yaşanmıştır. Öğrenci bu durumu duyduğunda yakınlarına “Anama nasıl bağlıysam, Hikmet’e de öyle bağlıyım”   biçiminde bir tel çeker. Bu tel mahkemeye kanıt olarak ve Nazım’a duyulan bağlılığın bir belgesi olarak sunulur.

Ördek Ali öyküsü gibi 
Hem Nazım ve hem de öğrenciler birbirlerini ilk kez mahkemede görürler. Yüklenen suç, askeri isyana teşviktir. Bu öğrenciler yakında subay olacaklar, orduya dağılıp askere komuta edecekler, Nazım onları örgütleyerek askerin isyan etmesini sağlayacak. Nazım, savunması sırasında, bu davanın ördek Ali öyküsünü anımsattığını söyler. Adamın birisinin takma adı ördek Ali imiş . Bir gün arkadaşı ile gezerken, arkadaşı “Bugün hava bulutlu” demiş. Arkadaşına, “Sen bana ördek Ali” diyorsun diye darılmış. Hava bulutlu demek, yağmur yağacak demektir. Yağmur yağınca sular göl olur. Gölde ördekler yüzer. Böylece sen bana “Ördek Ali dedin” diye sitem etmiş.

Nazım Hikmet bu davadan 15 yıl ceza alır. Haksız bir ceza aldığı için Atatürk’e mektup yazar: Türk Devrimine ve senin adına ant içerim ki suçsuzum. Askeri isyana teşvik etmedim. Senin yaptıklarına ve sana, aziz olan Türk dilinin inanmış bir şairiyim. Kör değilim ve senin yaptığın her ileri devrimi anlayan bir kafam, yurdunu seven bir yüreğim var. Yurdumun ve devrimci senin karşında alnım aktır” demiş. Ancak, hasta yatağında olduğu için bu mektup Atatürk’e ulaştırılamamış.

Yorum yazın.