2016 YGS Analizleri (Puan/Sonuç/Ortalama)

2016 YGS Analizleri (Puan/Sonuç/Ortalama)

2016 YGS analizleri ile ilgili haberi okuyacaksınız. Aşağıdaki yazımızda YGS sonuçlarına ilişkin bazı istatistikler sonuçlar açıklanmıştır.

Son yılların en yüksek ortalaması çıktı

Salim Ünsal: ‘ YGS sonuçlarına puan ve sıralama değerleri üzerinden ayrı ayrı bakmak ve değerlendirmeyi bu iki sayısal veri üzerinden yapmak doğru olacaktır.

Puan olarak sonuçları incelediğimizde 2015 yılından çok uzaklaşmış puanlar görmedik. Genel olarak aday öğrenciler geçen yıla eşdeğer ya da yakın puanlarla sınav sürecini tamamladılar.

Ancak bu sınav aynı zamanda bir de sıralama sınavı. Adayların elde ettiği sıralama değerlerine baktığımızda 2015 ile yakından uzaktan ilgisi olmayan çok önemli gerilemeler yaşandı.

Bunun sebebi Türkiye ortalamalarının beklenenden daha yüksek oranda artması.’ olduğunu söyledi.

Ünsal sözlerine şöyle devam etti:

‘2015 Yılına göre Türkçe testinde %8,52 Matematik testinde %6,34, Fen Bilimleri testinde %2,88 daha iyi bir sınav performansı çıktığı görülüyor. Sadece Sosyal bilimler testi genel olarak çok sapmanın yaşanmadığı bir sınav olmuş. Bunda da Felsefe ve Din Kültürü sorularının dengeleyici etkisi olduğu görülüyor. Eğer bu iki derse ait sorular daha az zorluk derecesine sahip olsaydı Sosyal Bilimlerde net artışı yüksek olurdu.

Matematik ve Fen Bilimleri testinde iptal edildiği için doğru kabul edilen 2 sorunun ortalamaları yükselttiği görülüyor. Sayet bu 2 soru iptali gerektirecek yanlışlık içermiyor olsaydı 2014 yılındaki sıralama değerlerine daha yakın değerlerle karşılaşırdık.

Geçen yıl toplamda 160 sorudan 36,30 netlik bir başarı ile çıkan adaylar bu yıl aynı sayıda soru barındıran sınavdan 43,45 netlik bir ortalama ile çıktılar. Son yılların en yüksek ortalaması denebilir.

2015 Yılına net başarısında %17,88’lik bir gelişme sağlandığı görülüyor. Bu sonuçlar sınava katılan aday profilinin bir anda bu düzeyde bir değişim gösterdiği anlamına gelmez. Tamamen sınavın soru yapısı ve kolaylık derecesiyle ilişkili  olduğunu düşünüyorum.’

‘Sınava katılan adayların yığınak noktasında da önemli bir sapma olduğu görülüyor’

Özellikle toplamda 50 netten 145 nete varıncaya kadar seyir hep son 2 yılın daha yukarısında seyretmiş. Özetle ilk 5 bininci adaydan itibaren bir domino etkisi yaratmış ve 1 milyonuncu adaya varıncaya kadar bu etki etkinliğini sürdürmüş.

Bu sıralama sapmaları elbette adayların tercih performansını etkileyecektir. Ancak LYS’ye giriş süreci üzerinde çok önemli bir etki yaratmayacaktır.

Bu sonuçlarla birlikte LYS’nin daha önemli bir sınav olacaı gerçeği ile yüzyüze bulunuyoruz. Adaylar morallerini bozmadan süreci devam ettirirlerse YGS’de kaybettiklerini düşündükleri sıralama değerlerini LYS’de ufak dokunuşlarla kapatabilirler. LYS’nin zorluk kolaylık derecesi de bunda etkili olacak elbette.

Sınav sonuçlarına barajları geçen aday sayıları itibariyle bakmanın da önemli olduğunu düşünüyorum.

Geçen yıl 1 Milyon 369 Bin 147 aday 180 barajını en az bir puan türünde geçerek LYS’ye başvuru hakkı kazanmıştı. Ortalamalardaki artış nedeniyle bu yıl 1 Milyon 600 bin 49 aday bu başarıyı yakaladı. Özetle 221 bin kadar daha fazla sayıda aday bu hakkı kazanmış oldu. Bu da LYS’ye başvuruları artıracak bir unsur olarak karşımıza çıkıyor.

150 olarak bu yıl değiştirilen 2 yıllık okulları tercih etme barajını geçen aday sayısında da önemli bir artış olduğu görülüyor. 1 Milyon 879 bin 812 aday aslında bir şekilde temmuz ayında tercih yapmaya hak kazandı.

Elenen aday sayısının düşmesi sınav adına olumlu bir gelişme.

Yorum yazın.