LYS ve YGS’de başarı nerden geçiyor?

LYS ve YGS’de başarı nerden geçiyor?

Bugünlerde bir LYS stresi öğrencileri almış gidiyor. Havalar ısındı, kanlar kaynamaya başladı. Sıcaklarla birlikte tabiki öğrencilerimizin derslere ilgisi azalmakla birlikte ders dışı her şeye yoğunlukları artmaya başladı. Peki ne yapmak gerekiyor LYS’yi kazanmak için?

YGS’yi gördük bu sene. Sadece bilginin yeterli olmadığını kanıtlayan bir sınavdı. Özellikle 2012 YGS’sinde Türkçe paragraf soruları oldukça uzun ve “Çıkarılamaz.” tarzı sorularıyla zaman almaya yönelik bir sınavdı. Bu sınavda kimler başarılı oldu? Cevap:

– Bol bol kitap okuyan, hızlı okuyabilen, okuduğunu çabuk anlayabilenler..

Bilgileri küçümseyemeyiz tabiki; fakat okuduğunu hızlı ve çabuk anlamak da en az onun kadar önemlidir. Bu sınavda da zamandan eleme yapılmıştı. Düzenli bir kitap okuma alışkanlığı olan öğrencilerimizde gözlemlediğim normalden biraz daha zaman aldığı fakat neticede soruları yapabildiklerini gördüm. Fakat diğer durumdaki öğrencilerimiz, yani kitap okumayan, bu alışkanlığı edinememiş okuduğu tek kaynaklar ders kaynakları olan öğrencilerimiz 2012 ygs nin çok zor olduğunu, Türkçe paragraf sorularının çok uzun ve şıklarının çok çelişkili olduğunu söylediler.

Mutlaka kitap okumamız gerektiğini bir kez daha hatırlattı bizlere. Tabi bunu sınav için değil, genel anlamda hayatımıza bir güzellik katması açısından, okuduğumuzdan güzellikler tatmaya başladığımızda her şey daha güzel olacaktır. Bir soruya ayırdığımız 1 dakika var, bir soruyu 3 kere okuyup o soruya 5 dakika vermek var. 2. durum öğrenciye hem zaman hem moral kaybı olacaktır.

Bu konuyla ilgili bir profesörün ÖSYM’ye gönderdiği bir yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum:

“YGS-2012 sınavında Türkçe sorularında 3-4 soru dışında tamamen paragraf sorulması diğer sorularda ki performansı da etkilemiştir. Çok sayıda kitap okuyan öğrenci bile bu soruları bir dakika içinde cevaplaması olanaksız görünmektedir. Kızım gibi derecelerle fen liselerine girmiş olan öğrencilerin çoğunun dün moralleri çok bozulmuştur.

Kitap okumanın önemi ortaya konulurken zaten eğitim sistemin bu konudaki zafiyet yeterince açıktır. Kızım ve arkadaşları bu eğitim sistemi içerisinde zaman buldukça kitap okumaya çalışmaktayken Pazar günkü  sınavda yaşanan durum içler acısıdır. ÖSYM’nin adalet getirmesi beklenirken, öğrencileri Türkçede her biri bir dakika içinde yetişmeyecek 35-36 soruyla boğuşmak zorunda bırakmak acımasızlıktır…”

Post Comment