18 Mart Çanakkale Zaferi Şiirleri

18 Mart Çanakkale Zaferi Şiirleri

18 Mart Çanakkale Zaferi şiirleri içinde en çok beğenilen şiirleri ve şairlerini sizler için derledik. 18 Mart şiirleri indirmeden oku, 18 Mart şiirleri oku, Çanakkale Zaferi için yazılmış en güzel şiirler, en güzel Çanakkale şiirleri, 18 Mart şiirleri kısa, en güzel kısa Çanakkale Zaferi şiir örnekleri. En güzel Çanakkale kısa şiirleri. En güzel Çanakkale Şiirleri 3 kıtalık, 5 kıtalık, 2 kıtalık kısa şiirler ile birlikte daha uzun şiirlere de yer verilmiştir. 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Zaferi için yazılmış en güzel şiir örneklerini indirmesiz okuyun…

18 Mart Çanakkale Zaferi Kutlama Programlarını ve gerekli tüm dokümanları burada bulabilirsiniz.

DUR YOLCU

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
Gördüğün bu tümsek, Anadolu’nda
İstiklal uğrunda, namus yolunda
Can veren Mehmet’in yattığı yerdir.

Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed’in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanının akıttığı yerdir.

Düşün ki, haşr olan kan, kemik eti
Yaptığı bu tümsek, amansız çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.

Necmettin Halil ONAN


ÇANAKKALE SAVAŞI

Gelmeyiniz ey düşmanlar,
Çanakkale geçilemez.
Bekler nice kahramanlar,
Çanakkale geçilemez.

Filo, filoya dayansa,
Yerler bomba ile yansa,
Siperler kana boyansa,
Çanakkale geçilemez.

On sekiz mart zaferini,
Herkes tanır Türk erini,
Ölür de vermez yerini,
Çanakkale geçilemez.

Türk’ün göğsü, Türk’ün kolu
İman ile kuvvet dolu,
Aslan yurdu Gelibolu,
Çanakkale geçilemez.

Akan kanlar dönse sele,
Conkbayır’ı geçmez ele,
Dünya kopup gelse bile,
Çanakkale geçilemez.

Birçok milletin askeri ,
Yenilerek kaçtı geri,
Anladılar Türk’ün yeri,
Çanakkale geçilemez.

Ali Osman ATAK


BAYRAK ALTINDA

Bu gün genç, ihtiyar, kadın, kız, kızan,
Uzanıp yatsak da çardak altında,
Boruyu çalınca yarın borazan,
Hemen toplanırız bayrak altında.

Bizi hiç tasalı görmez bu yerler;
Yiğitler, ölürken bile gülerler,
Yeter ki yaşayan er oğlu erler,
Bizi çiğnetmesin ayak altında.

Kalbimiz çırpınır yurdu andıkça,
Gözlerde zaferin nuru yandıkça;
Üstünde bu bayrak dalgalandıkça,
Gönlümüz rahattır toprak altında…

FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL


Çanakkale Destanı Şiiri

Çanakkale Zindandır düşmana
Geldikleri gibi gideceklerdi
Atamız böyle dediğinde
Düşmanlar ona gülmüşlerdi.
Çanakkale Savaşı
Destanımızdır bizim
Bütün dünya öğrendi,
Bu zafer halkımızın.
Gün geldi yine dayandı,
Çanakkale geçilmeyecek,
Değil mi ki “Yurtta Sulh Cihanda sulh”
Barış bizimle bozulmayacak.
Ey gençlik uyuma
Çanakkale Destanını iyi oku
Zafer nedir öğren ki
Düşman girmesin yurduma

Muzaffer Özgen


ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
O ne müthiş tipidir, savrulur enkazı beşer.
Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.
Kafa göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak
Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna yarap ne güneşler batıyor.
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.

Mehmet Akif ERSOY


ÇANAKKALE DESTANI
YİĞİDİM / ŞEHİDİM

Bakmakla bilinmez kıymetim/kadrim
Her karış toprağım kutsaldır benim
Uğruma binlerce şehitler verdin
Al kanla yazıldı tarih defterim
Kahramanlar burada çoktur seçilmez
Şehitlik şerbeti kolay içilmez
Bir nefes anında umman geçilir
Bilinir ki Çanakkale geçilmez
Dinle beni dinle anla ey gencim
Yiğitler koynumda artar direncim
Atanın yazdı takvime göre
Seninle akranım ben de çok gencim
Huzurla şad olsun ruhu atanın
Pişman oldu soyu bana çatanın
Sonsuza dek sana kutsal vatanım
(Bu)Övünç binlerce kefensiz yatanın

Zeki İ. KIZILIŞI


ÇANAKKALE

Övün ey Çanakkale, cihan durdukça övün!
Ömründe göstermedin bin düşmana bir gün.
Sen bir büyük milletin savaşa girdiği gün,
Başına yüz milletin birden üşüştüğü yersin!

Sen savaşa girince mızrakla, okla, yayla.
Karşına çıktı düşman çelikten bir alayla.
Sen topun donanmayla, tüfeğin bataryayla,
Neferin ordularla boy ölçüştüğü yersin!

Nice tüysüz yiğitler yılmadı cenk devinden,
Koştu senin koynundan çıkar çıkmaz evinden.
Sen onların açtığı bayrağın alevinden,
Kaç bayrağın tutuşup yere düştüğü yersin!

Toprağından fazladır sende yatan adamlar,
Irmağın kanla çağlar, yağmurun kanla damlar.
O cenkten armağandır sana kızıl akşamlar,
Sen silahın inançla son döğüştüğü yersin!

Bir destana benziyor senin bugünkü halin.
Okurken duyuyorum sesini ihtilalin.
Övün ey Çanakkale, ki sen Mustafa Kemal’in,
Yüz milletle yüz yüze ilk görüştüğü yersin!

FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL


ÇANAKKALE SEVDASI

Bin dokuzyüz on beşti. Sanki zaman durmuştu,
Denizin mavisinde, bulutlar kararmıştı
Çanakkale ufkunu bir toz duman sarmıştı.

Akıbeti belliydi gelmişti bile bile
Binlerce şehidimin makberi Çanakkale.

Tekbirlerle çınlarken vatanın dağı taşı
Dağıttı bulutları Türk’ün iman güneşi
Bulunur mu cihanda Türk’ün başka bir eşi?

Hiç karşı durulmazdı, bu kuret-i celâle
Binlerce şehidimin makberi Çanakkale.

Tüfekten toptan güçlü, yiğitlerin bakışı
Gemileri batıran, yüreklerin atışı
Bir yıldırım düşmesi, bir şimşeğin çakışı.

HİKMET ELİTAŞ


BİR DESTANIN ÖZETİ

Çanakkale bir destanın kısa özeti
Geri tepti burada düşmanın nefreti

Yürüdü ordular; denizden ve karadan
İntikam kustu namlular; gülerken düşman

Süngüyle deldi uçan merminin göğsünü
İşte buydu, adsız Mehmetçiğin düğünü

Mehmetçik düştü toprağa; bini doğarken
Vakit şehadet vakti, yaşamaksa erken

Varsın çok olsun askerleri… silahları…
Bizim yüreğimiz fazla gördük baharı…


Ne taze yemeğimiz vardı yenilecek
Ne de sağlam ayakkabılar… giyilecek…

Hiç arkaya bakmadan, döndüler inlere…
Türklerin gücünü gördüler bin kere…

Kahpe mermilere süngüyü ettim kalkan
Cenneti arzularım ben, sağolsun vatan!

Söyleyin! Gülen düşmanlar artık nerdeler
N’oldu kapandı mı kapanmayan perdeler

Ben Mehmet’im… biz Mehmetçiğiz bilesiniz
Geçemezsiniz asla, dönse kızıla deniz

Mustafa KESKİN


ÇANAKKALE DESTANI

Çanakkale destan
Gerçekleştirdi atan
Çoktur kıskanan
Övüncüm Çanakkale

Yüzlerceydi gemi
Bombalardı yemi
Aldılar hediyemi
Ünvanım Çanakkale

Seyit onbaşı
Yedirdi aşı
Eğdirdi başı
Kurtuluşum Çanakkale

Denizim kanlı
Mehmedim şanlı
Hepsi imanlı
Fermanım Çanakkale

Silahımız yok
Düşmanımız çok
Kafana sok
İmanım Çanakkale

Göğsüm kalkandır
Göğe bakandır
Şanlılar savunandır
Vatanım Çanakkale

Kırk millet
Toplandı illet
Bedduamı ilet
Umudum Çanakkale

Nusret mayını
Yoketti haini
Yiyiver payını
Şanım Çanakkale

Şehitlik hakkınız
Düşmanın arsız
Bellidir bariz
Mezarım Çanakkale

Dalgalansın bayrak
Yarının berrak
Yokoldu tuzak
Destanım Çanakkale

Mustafa KESKİN


ÇANAKKALE

Yüreğim kıvrılır hurç olur burç üstüne
Sancak yaraşır gök semanın en üstüne
Cenneti ver savaşta coşan en üstüne
Bir destan içinde bin destandır Çanakkale

Ey oğul unutma sakın, güzel mazini
Haydi sarıl ve dinle titreyen gazini
Anla! Hattı müdafa yok, diyen Gazi’ni
Kanla çizilen yüce vatandır Çanakkale

Başla taş yarıldı, aşla koca siperler…
Ayazda, kışta yalın ayak koştu erler
Şehit olmak arzusundaydı tüm neferler
Her bakana, bakışıyla candır Çanakkale

Doğan güneş bile, selam duruyor ona
Bin dua edildi, yâr için yaradana
Sen şehitsin… Kal!.. emanet ol toprağına
Yaşanan bu destanın, yamandır Çanakkale

Sesimde lâl güller açar, anınca seni
Bir hüzün kaplıyor, içten içe bedeni
Söyle ey işgalci! Kimdir daha medeni
Bayrağıma rengini veren kandır Çanakkale

Kan, gözyaşı, elem sarmıştı bu vatanı
Vatan denilen nesneyi, oku da tanı
Ve anlarsın nasıl millet yapmış insanı
Bülbüle dost, çakala düşmandır Çanakkale

Sersin köşküne ister kilim ister halı
Oku, öğren tarihi, kim bu Avrupalı
Yiyince şamar… bildi o… papuç pahalı…
Gündüzü gece yapan dumandır Çanakkale

Titrer, ağıt varsa daldaki körpe yaprak
Issızım diye utanır her masum sokak
Yılan dediğin hain, coşar hep sokarak
Herkesi kucaklayan bir ummandır Çanakkale

www.HangiSoru.com

Üşüyorum ört üstümü, ört beni anne
Düşman yapışmış bedene sanki bir kene
Neler çekmiş o zavallı pamuk nine
Allah nidasıyla kurşun atandır Çanakkale

Dağ, taş ayaklandı siper aldı düşmana
Ne kadar çakal varmış gelmez imana
Ne körlermiş, onlar bakmazlar mı zamana
Düşmanı bile sırtlayan insandır Çanakkale

Çanakkale’de açar bir gül son deminde
Tüm erler yüce şehadet için yeminde
Nur doğuyor şehit ile kaplı zeminde
Başlı başına sökülemez imandır Çanakkale

Bende özledim, ben de görmek için seni
Yağlı mavzerler deldi o taze bedeni
Yürek yürek özgürlük değil bende yeni
Vatanın en güçlüsü, bir hakandır Çanakkale

Kimse çalamaz bayrağımın al rengini
Bulamazsın bana benden başka dengini
Bozamaz kimse milletimin ahengini
Özgürlük için yürekleri yakandır Çanakkale

Kanlansa da gözlerimin titreyen yaşı
Eğilmedi, eğilmez asla Türk’ün başı
Özgürlük istiyor vatanın dağı taşı
Dileyen herkese bir amandır Çanakkale

Muştu verir göklerin süsü sır ebabil
Fatiha akıtır gördüğün her bir sebil
Senin için toprak olmuş şehidini bil
Özgürlüğü hedef yapan başkandır Çanakkale

Andıkça seni hızlanır kalbin atışı
Bin vurulsa da Mehmetçiğin diktir başı
Hep hazır cephe için… öpülen naaşı
Şehitleri kucaklayan furkandır Çanakkale

Mustafa KESKİN


ÇANAKKALE SAVAŞI

Gülmeyiniz ey düşmanlar,
Çanakkale geçilemez.
Bekler nice kahramanlar,
Çanakkale geçilemez.
Filo, filoya dayansa,
Yerler bomba ile yansa,
Siperler kana boyansa,
Çanakkale geçilemez.
Akan kanlar dönse sele,
Conkbayır geçmez ele,
Dünya kopup gelse bile,
Çanakkale geçilemez.

Ali Osman ATAK

Beğendin mi? Paylaş:) Google+ Whatsapp Yazdır

Yorum Yap