9. Hariciye Koğuşu Kitap Özeti (Peyami Sefa)

9. Hariciye Koğuşu Kitap Özeti (Peyami Sefa)

Peyami Sefa’nın meşhur eserlerinden biri olan 9. Hariciye Koğuşu kitabının geniş özeti, karakterleri, kişilik tahlilleri, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu özeti, roman özeti aşağıda hangisoru.com tarafından hazırlanmıştır.

Kitabın adı: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’nun Yazarı: Peyami Sefa

9. Hariciye Koğuşu Kitabının Sayfa Sayısı: 109

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Kitabının Konusu: Yoksul ve dizinden rahatsızlığı olan bir çocuğun kendisinden yaşça biraz daha büyük olan bir kıza olan aşkı ve hayalleri için uğraşırken karşılaştığı olaylar romanın konusudur.

Dokuzuncu Hariciye Koğuşunun Ana Fikri: Bize söylenenleri, yapmamız gerekenleri zamanında yapmalıyız. İlerde çok daha geç olabilir.

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Kitap Özeti:

Yazar, çocukluğundan beri dizinden dolayı yaşadığı sıkıntılar nedeniyle hastahanelerden nefret etmektedir. Kenar mahallenin birinde annesiyle dökük bir evde yaşamaktadırlar. Yazar, aynı zamanda Paşanın uzaktan akrabasıdır. Ona uzun zamandan beri kitaplar alır ve okur. Yazarımız Paşanın kızı olan Nüzhet’i sevmektedir. Nüzhet ise yazarımızdan dört yaş daha büyüktür.

Henüz 15 yaşında olan yazarımız bir gün hastahane ziyareti sırasında ameliyat olması gerektiğini öğrenir. Eve geldiğinde ise annesinin pek de iyi durumda olmadığını görünce durumu ona anlatmaktan vazgeçer. Paşanın sağlığıyla ilgili sorularına kaçamak cevaplar veren yazarımız Paşanın önerisiyle bir de Doktor Ragıp Bey’e görünür. Yine Paşaya kitap okuduğu bir gün Paşanın uyuması üzerine bahçede Nüzhet’le muhabbete giren yazarımız ona karşı duygularını açmak ister fakat bunda başarılı olamaz. Üstelik Doktor Ragıp’ın Nüzhet’i istediğini duyunca büyük üzüntü duyar. Nüzhet’in bu duruma aldırış etmemesi yazarımızı içten içe sevindirir elbette.

Yazar, hastalığı yüzünden erken yaşta olgunlaşmış ve olgun hareket etmeye başlamıştır. Doktorun baston kullanması yönündeki uyarısına rağmen buna uymamaktadır. Bir akşam Nüzhet yazarımızın evine uyku tutmadı gerekçesiyle gider ve konuşmaya başlarlar. Yazarımız kendisini daha fazla tutamaz ve ona karşı duygularını açığa vurarak Nüzhet’i öper. Nüzhet de şaşkınlık içinde oradan uzaklaşarak evine gider.

Ertesi sabah yazarımız Paşaya okumak için başka kitaplar alır ve annesine 1 ay eve gelemeyeceğini söyler. Daha sonra operatörle görüşmek ister fakat operatörün meşgul olması sebebiyle bu görüşme ancak akşama yapılabilir. Doktoru yazarımıza, iyi beslenmesi gerektiği, baston kullanmasını salık verir.

Köşke geçen yazarımız ile Nüzhet arasında cinsel yakınlaşmalar başlamıştır. Bir gün yazar köşkte hoşuna gitmeyen konuşmalarla karşılaşır ve köşkten ayrılma kararı alır. Tesadüftür ki o gün de annesinin köşkü ziyarete geleceğini öğrenince bu ayrılık kararından vazgeçer.

Bir müddet sonra evine geçen yazarımızın durumu daha da kötüleşmeye başlayınca annesini onu operatöre götürür. Operatör burada durumun oldukça tehlikeli olduğunu söyler ve hareket dahi etmemesini söyler. Yazarımızın evi gelip giden, kendisini yatıştırmaya çalışan tanıdıklarla kalabalıklaşmaya başlar. Daha sonra operatöre gittiklerinde operatör, bacağının kesilmesi gerektiğini söyler. Yazarımız bu durumu kabullenemez ve orada bayılır. Operatör daha sonra 3 ay hastahanede kalmasını bu süreçte bacağını kurtarmaya çalışacaklarını söyler. Yazarımız bunu kabul etmek zorunda kalır. Bu gelişmelerden sonra yazarımızı hastahanenin 9. Hariciye Koğuşu olarak geçen bölümüne yatırırlar. Burası yazarımıza adeta bir hapishane gibi gelmektedir. Çok zorlu badireler atlatan yazarımız bu zor günlerin sonunda ameliyat olur ve ameliyatı başarılı geçen yazarımız, bacaklarının kesilmesinden kurtulur. Buna rağmen doktor yere ayak basamayacağını söyler.

Son bölümde ise yazarımıza Nüzhet’ten bir kart gelir ve bu karttan Nüzhet’in Doktor Ragıp ile nikah kıyacağı ile birlikte Paşanın hasta olduğunu öğrenir. Zorluklarla, acı dolu günler sonunda annesi ve arkadaşı Mithat ile birlikte hastahaneden taburcu olur.

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Kişileri ve Özellikleri:

Yazar: Dizindeki acı nedeniyle oldukça zor günler geçiren ve hayaller, rüyalar aleminde yaşayan birisidir.

Nüzhet: Deli dolu birisi, hareketli ve hayat dolu bir kişilik.

Paşa: İyiliksever, insan sevgisi olan aynı zamanda inatçı bir kişi.

Nurefşan: Paşanın köşkünün hizmetkarı ve yazarımızın iyiliğini isteyen birisi.

Doktor Ragıp: Kültür sahibi, kendisine bakan bir kişi ve doktor.

Doktor Mithat: Yazarımızın doktoru ve arkadaşı.

Operatör: İnsanlığa hizmet etmeyi seven bilinçli bir bilim adamı.

Beğendin mi? Paylaş:) Google+ Whatsapp Yazdır

Yorum Yap