Bereketli Topraklar Üzerinde Kitap Özeti (Orhan Kemal)

Bereketli Topraklar Üzerinde Kitap Özeti (Orhan Kemal)

Bereketli Topraklar Üzerinde Roman özeti yazarımız Kitap Kurdu tarafından çıkarılmıştır. Bereketli Topraklar Üzerinde kitap özeti Bereketli Topraklar Üzerinde Kitabının ne çok uzun ne de çok kısa bir özeti olmasın diye uygun bir özet hazırlamaya çalışılmıştır. Orhan Kemal Bereketli Topraklar Üzerinde kitap özeti. Bereketli Topraklar Üzerinde roman yazarı kimdir?

Kitabın Adı: Bereketli Topraklar Üzerine
Kitabın Yazarı: Orhan Kemal
Kitabın Sayfa Sayısı: 391

Bereketli Topraklar Kitabının Özeti: Ç. Köyünden 3 arkadaş diğer kişilerin yaptığı gibi çalışmak için farklı bölgelere dağılırlar. Bu 3 arkadaş Pehlivan Ali, Köse Hasan ve İflahsızın Yusuf çalışmak için Çukurova’ya gitmeye karar verirler. Orada hemşerileri vardır ve onun fabrikasında çalışmayı hayal ediyorlardır. Kendi kendilerine sürekli hemşerimiz neden biz dururken başkasını alsın ki biz varız yani burada diyorlarmış. İstasyonda ve trende yeni arkadaş edinirler. Yunus ve Veli’dir bunlar. İkisi de diğer arkadaşlar gibi iş aramaya Çukurova’ya gidiyorlardır. Yunus 9 aylık makine eğitim kursu almıştır. Makineyle ilgili her şeyi bildiğini söyler. Veli ise 3 aylık makine eğitimi almıştır. Ama kendini övmeyi çok sever yani duyup öğrendikleriyle caka satmaya çalışan biridir. 3 arkadaş bunlara mektup aldıklarını söyleyerek yalan atarlar ve hemşerilerinin onlara da iş verebileceğini söylerler. Çukurova’ya vardıklarında gerçeği söylerler. Veli ile Yunus oradan ayrılırlar. Üç arkadaş fabrikaya doğru yola çıkarlar. Fabrikanın yolunu sora araştıra bulurlar. Bulana kadar da canları çıkar herkes tersler, hatta bazılarının küfür bile ettiği olur. 3 arkadaş çektiği zorluklara rağmen en sonunda hemşerilerinin fabrikasını bulurlar. Fabrikanın önü adam doludur. Aynen onlar gibi işsizler doluşmuştur oralara. Fakat 3 arkadaşın düşüncesi halen aynıdır hemşerimiz o kadar kişiyi niye alsın ki biz burada dururken diye düşünmeye devam ediyorlardır. Fabrikaya yaklaşmaya çalışırlar. Kapıcı her zaman ki gibi onlara engel olmaya çalışır ve içeriye almaz. 3 Arkadaş savunurlar kendilerini burası bizim hemşerimizin fabrikasıdır ağa al bizi içeriye diye yalvarmaya başlarlar. Yusuf ilk başta hemşerilerinin arabasını cumhurbaşkanı filan zanneder. Ama işin gerçeğini öğrendiğinde ölümü göze alır ve hemşerilerinin arabası geçerken kendini arabanın önüne atar. Tam araba çarpacağı sırada şoför tam anında frene basar. Kapıcı oradan koşar tekmelemeye başlar. Ama hemşerileri arabadan iner ve durmalarını söyler. 3 Arkadaşla kısa bir sohbet yapar ve kapıcı başına onlara verilecek iş varsa vermesini söyler. Fabrikanın çırçır bölümündeki ırgatbaşı bu üç genci işe kabul eder ama bir şartla: haftalıklarından belli bir miktarın kendisine verilmesini ister. Üç genç çaresiz kabul ederler. İflahsızın Yusuf kirli koza bölümünde, Köse Hasan sulu kozada, Pehlivan Ali ise kırma makinesinin başında istihdam olunmuştu.
Üç arkadaş ahırdan bozma bir evde kalmaktadırlar. Bu evin sahibi faizci ve uyanık Köse Topal’dır. Köse Topal ayağındaki aksaklık yüzünden çalışamamaktadır ama ırgatların sırtından geçinir. Köse Topal’ın bir de Hidayet’in oğlu isimli bir hemşerisi vardır. Bu adam işsiz güçsüz –romandaki iadeye göre- parasını hayat kadınlarıyla yiyen bir kişidir. Hidayet’in oğlu faizci Köse Topal’ın paralarına göz koymuştur ve bu adamın varlığı Köse Topal’ı çok korkutur. Bir akşam paralarını sayarken Yusuf’a yakalanan Topal, o gece korkudan uyuyamaz ve Hidayet’in oğlu ile Yusuf’un bir olup paralarını ele geçireceği korkusu sarar. Bu arada sulu kozada çalışan Köse Hasan, çalışma koşullarının zorluğuna dayanamayıp sararıp solmuş ve sıtma olmuştur. Hemşerisinin fabrikasındaki ırgatbaşı Köse Hasan’ın işe iki gün gelmeyişinden sonra yerine yeni bir adam almıştır ve artık iyileşse bile işe geri alınmayacağı kesinleşmiştir. Köse Hasan ağrılar içinde kıvranırken Yusuf ile Ali için Hasan’la ilgilenmek bir zorluk olmuştu. Başta birbirlerine sahip çıkmayı bir görev olarak gören insanlar birden para kazancına adeta tapmışlar ve bu heyecan hemşeriliği unutturmuştu. Irgatbaşı çok fazla para kesiyordur. Şu ana kadar Yusuf’un ve Ali’nin 5’er liralarına el koymuştu bile. 2 Arkadaş hemşirelerinin odasının kapısına kadar gidip şikayet etmeyi karar almışlardır fakat odacı onları içeriye sokmaz ve olayın ne olduğunu öğrenir tamam ben hallederim diye geçindirip arkadaşlar gittikten sonra ırgatbaşıya anlatır onları. Irgatbaşıyla anlaşıp aldıkları paraları pay etmeye karar verirler. Yusuf ve Ali eve argın yorgun gelip Laz bir Taşeron’un inşaat için çalışan aradığını öğrenirler. Özellikle Ali’yi işe istiyormuş çünkü onun ne kadar güçlü kuvvetli bir delikanlı olduğunu biliyormuş. Bu iki arkadaş kararsızdırlar. Haklarını aramak uğruna gittikleri odacının durumu ağaya iletip iletmemelerine göre bu işe gireceklerdir. Hareketleri sonuçsuz çıkar ve onlar hemşerisinin bugüne bugün hemşerileri nasıl diye sorup aramadığını düşünürler. Bu işten sonra kendilerini oldukça değerli görürler. Bu arada arkadaşları Hasan oldukça hastadır öyle ki iyileşmek adına bir gripin ve bir bardak sıcak çay alamaz. Bu durumda devreye arkadaşları girer, Köse Topal’a arkadaşlarını iyileştirmesi için para verirler. Köse Hasan’ın iyileşeceği yoktur ve böğründeki sancı gittikçe artmaktadır. Bu arada işe gittiklerinde gammazladıkları ırgatbaşından ve ardından da odacıda dayak yiyen Yusuf ve Ali işten kovulmuşlar ardından eve gelmişlerdi. İki arkadaş odalarına geldiklerinde Köse Topal’a, Laz taşeronu –beyaz lengerliyi- nasıl bulacaklarını sorarlar. İşten kovulan bu iki arkadaş soluğu Laz taşeronun yanında alırlar ve üç liradan işe alınırlar. Burada ustabaşı kendisinin korunmasını ister. Yusuf ve Ali bunun ne anlama geldiğini çok iyi bilmektedirler. Bu iki arkadaş Köse Topal’ın evine gelirler eşyalarını toplarlar ve arkadaşları Köse Hasan’a veda ederler. Arkadaşları Köse Hasan hastalandığında Yusuf ve Ali tarafından yüz üstü bırakılmadığını onların bir ekmek derdi için çalıştıklarını düşünür. Hasan böylece arkadaşlarının vicdan azabı çekmelerini engellemek ister. Hasan’ın böyle hasta ve yalnız kaldığını gören Topal, onun aylık parayı da veremeyeceğinden emindir. Bu sırada Köse Topal’a yemek yaptıran işçilerin yemekleri başkasına sattığı Hidayet’in oğlu tarafından deşifre edilir. Bu arada en ilginç şey su dökmeye gitmek isteyen Hasan’ı Hidayet’in oğlu götürür. Hidayet’in oğlu ne zaman ihtiyacı olursa o zaman Hasan’a yardım edeceği sözünü verir. Yusuf ve Ali artık Taşeronun yanında işe başlamışlardır. İlk başta zorluk çekseler de ilerleyen zamanlarda uyum sağlamaya başlamışlardır. Pehlivan Ali, Ömer Zorlu ile birlikte çalışıyordu. Ömer Zorlu kumar bağımlısı bir adamdır. Herkes’ten borç almıştır. Pehlivan Ali’de kumara başlar ve hep kaybetmeye başlar. Pehlivan Ali, Taşeron, Şoför, Ömer Zorlu, Fatma filan hepsi işten kovulur yavaş yavaş hırsızlık nedeniyle kız peşinde koşma nedeniyle filan. Pehlivan Ali bir bahçede ekimde çalışmaya başlar. Yusuf ise orada Duvarcı Ustası olur. Pehlivan Ali işte çalışırken kazayla bacağını makineye kıstırmasıyla ölür. Köse Hasan çoktan ölmüştür hastalığı nedeniyle. Aralarından bir tek Yusuf sağ ve usta olmuş bir şekilde köyüne döner…

Yazan: Kitap Kurdu

Not: Alıntı Değildir !!!

Beğendin mi? Paylaş:) Google+ Whatsapp Yazdır

Yorum Yap